SONBAHAR

Coşku, yazda kalmış,
Ağaçlar, çiçekler, kuşlar,
Hatta insanlar yorulmuş,
Dinginlik vaktidir artık.

Çatlamış topraklar, yağmura,
Yaralı kalpler şifaya susamış,
Özlemle, hasretle beklenen,
Vuslat zamanıdır artık.

Gözler, gönüller, ruhlar,
Maviye, yeşile doymuş,
Sarıdan kızıla, renklerin
Arzı endam anıdır artık.

Maviler gibi sahiler geride kalmış,
Bulutlarla beraber,
Duygular da yoğunlaşmış,
Hayallerin mevsimidir artık.

Sonbahardır gelen,
Hüznün zamanı diye bilinen,
Aşkın mevsimidir artık.

Devamını Oku…

MAVİ

Severim maviyi, oldum olası.
Oğlan çocuğu olduğumuzdandır,
Üstümde başımda gördüm ilk.
Sonra,
Görenler beni
"Hay maşallah" derdi,
Daha bebeydim,
Böylelikle bildim,
Gözlerimde maviyi.
Hatırlarım,
Çocukluğumda
Koştururken sokakta,
Hayran hayran seyrederdim,
Gökyüzünde maviyi.
"Vay be", derdim,
Gözüm de böyle,
Övüne övüne hem de.
Ve sonra,
Denizde gördüm,
Martıların sevdası,
Uçsuz bucaksız maviyi,
Olacaksan,
Deniz olunmalı dedim.
En son sende,
Sevgiyle bakan gözlerinde,
Gözlerimi gördüm.
İşte bu yüzden,
Oldum olası,
Severim ben maviyi.

HOŞ GELDİN

Sonbahardı,
Yağmur vardı,
Yalnızlığımın,
Yağmura karışan,
Sesini dinliyordum.

Gözüm, sokaktaydı,
Penceremde,
Islanmaktan korkmuş,
Bir güzel kuş,
Tedirgin bakmakta,
Toprağa,
Düşen yağmur,
Mis gibi kokmaktaydı.
Benimse,
Aklım sendeydi.

Özlemini,
Duyduğum anda,
En içimden,
Keşke demiştim,
Olsan yanımda,

Hatırlıyorum,
Okumuştum,
Bir kitapta,
“Seven bir kalp,
Dilerse gönülden,
Olurdu mutlaka.”
Çok mu sevmiştim,
Yoksa,
Gönülden mi dilemiştim,
Bilmiyordum.

Hayalini kurarken,
Umutsuzca,
Birden görünce,
Seni karşımda,
Şaşırmıştım,
İnanamamıştım.

Sen miydin?
Hayalin mi?
Bilemiyordum,
Gözlerine bakınca,
Sevgini görüp,
Anlamıştım,
Gelen sendin.
Hoş geldin,
Yalnızlığıma,
Safalar getirdin,
İyi ki geldin…

MELEK

Sararmış yaprakların,
Sonbaharda,
Savrulduğu gibi,
Savruluyordum,
Hayat denilen,
Engin denizde,
Küreklerini yitirmiş,
Bir sandal misali,
Umutsuzca...

Yaşama sevincimi,
Kaybetmiştim.
Sevgiyi arıyor,
Sevilmeyi özlüyordum.
Anlaşılamamaktan,
Tutunamamaktan,
Yorulmuştum.

Bir ışık arıyordum,
Gün misali,
Gecemi aydınlatacak,
Bir el arıyordum,
Çıkmazlarımdan kurtaracak.
Bir gönül arıyordum,
Kalbime dokunacak,
Küskün ruhuma,
Baharı yaşatacak,
Yeni hayatım olacak.

Tükenmişti ki umudum,
Bembeyaz bulutlardan,
Süzülen bir MELEK gibi,
Gülen yüzünle,
Sevgiyle bakan,
Masum gözlerinle,
Tertemiz kalbinle,
Çıkageldin.
Sevgi doluydun,
Yüreğime dokundun.

Güller açtı,
Ruhumda.
Baharım oldun,
Sevincim,
Heyecanım,
Umudum oldun.
Ömrüme bereket,
Yoluma yoldaş,
Canıma can oldun.

GÖZLERİ

Öyle güzel ki,
Gözleri.

Ben,
O gözleri,
Görmeden sevdim.
Sonra,
O gözlerde,
Sevgiyi gördüm.
Umudu, heyecanı,
Mutluluğu.
O gözlerde ben,
İnancı gördüm.
Hakkı, adaleti,
İyiliği,
Merhameti, vicdanı,
Şefkati gördüm.

O gözlerde,
Vefayı gördüm.
Bazen hüznü,
Bazen gözyaşını.
Üzülerek gördüm.
Güzellikle bakmak,
Ne demek,
Ben o gözlerde gördüm.

Gözlerinde birtanemin ben,
Aşkı gördüm…

BİR EKİM AKŞAMI

Serin bir ekim akşamında,
Boğazda,
Bir sahil lokantasında,
Konuşmak,
Senden, benden, bizden…
Anı yaşamak,
Düşünmeden yarınları.
Mutluluğu yakalamak,
Gözlerinde.
Sözlerinde huzuru.

Serin bir ekim akşamında,
Yürümek,
Sahil boyunca,
Martılara eşlik etmek,
Sıcaklığını hissetmek,
Ellerinin.
Büyüsünü izlemek,
Ay ışığında,
Parıldayan saçlarının.

Serin bir ekim akşamında,
Düşünmek seni,
Hayal etmek geleceği.
Hüzünlenmek,
Yanındayken bile,
Uzak oluşuna.
Şükretmek,
Uzaktayken bile,
Yakın oluşuna.